» Candida mantarı en yaygın sindirim sistemi hastalıklarından biridir.

» Günlük hayatta tükettiğimiz bazı yiyecek ve içecekler, antibiyotik gibi ilaçlar candidanın hızla çoğalmasına ve kolonileşmesine sebep olabilir.

» Alman biorezonans teknolojisi ile yapılan geniş kapsamlı candida testi ve test sonucuna göre uygulanan kişiye özel candida terapilerinde başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

» Yetişkinlerden, bebek ve çocuklara kadar her yaş grubuna uygulanabilen test ve terapilerle candida mantarı dahil pek çok rahatsızlığın önüne geçilebilmektedir.

Candida mantarı kan testi ve candida terapileriyle ilgili sorularınız için 0222 322 22 12 numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz.

Candida (en bilinen türü Candida Albicans) maya formunda bir mantar çeşididir. Vücutta kontrolsüz bir şekilde fazla çoğalarak, bağışıklık sistemini zayıflatır. Stres, antibiyotikler, rafine un ve şeker tüketimi ve yanlış beslenme bu mayanın gelişimi için uygun ortam oluşturmaktadır.

Biorezonans terapileri ile mayanın ölmesine neden olacak vücut koşullarının dengelenmesi ve teşvik edilmesi ve sağlıklı bakterilerin yeniden gelişebileceği bir ortama kavuşmaları sağlanır, normal bağırsak florası korunmuş olur.

Mantarların büyük kısmı gibi candida mantarı da şekerli besinleri sever. Karbonhidratlar, hidrojenize edilmiş yağlar, işlenmiş gıdalar, hazır gıdalarda bulunan koruyucular, böcek ve tarım ilaçları ile temas ve ağır metaller candida mantarının kontrolsüz çoğalmasının nedenleri arasında sayılmaktadırlar.

Candida mantarını besleyen gıda maddeleri arasında ilk sırada şeker gelir. Eğer bu mantar türü ile mücadele ediyorsanız, şekerin her türlüsünü hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Candida’nın vücudunuzda var olması ile beslenme ihtiyacı hisseden candidalar beyninize şeker ve karbonhidrat tüketilmesi yönünde sinyaller gönderir. Kişiler kendilerini kontrol etmekte güçlük çeker ve inanılmaz derecede hamurlu ve şekerli gıdalar tüketmeye yönelirler.

Özellikle bağırsak florasına yerleşen candidaların sayısı vücuda alınan her şeker ile sayısını misli ile çoğaltabilmekte ve koloni haline gelerek kronik birçok hastalığa neden olabilmektedir.

Candida bağırsakların içine tutunarak, ince ve kalın bağırsakta doku hasarına neden olur. Bu hasar normal gözeneklerin genişlemesine, henüz tam sindirilmemiş yiyeceklerin bağırsak duvarından geçmesine neden olur. Yiyecek toksinleri kan dolaşımına karışarak yiyecek alerjisi ve duyarlılıklarına yol açarlar. Candida’sı olan çoğu kişi yiyeceklere ve kimyasallara karşı duyarlılık geliştirir.

Bağışıklık sistemi zayıfladığında veya mantarlara ideal bir gelişme ortamı sunulduğunda (önceden hasar görmüş deri veya mukoza alanları, nemli ve ılık vücut alanları kuluçka alanı yerine geçer) bir enfeksiyon ortaya çıkar.

Candida problemiyle bağlantılı bir çok semptom keşfedilmiştir:

  • Depresyon, anksiyete, mantıksız davranışlar, sinirlilik, ishal, karın bölgesinde gaz, kabızlık, mide ekşimesine bağlı boğaz yanması, sindirimsizlik, kendine güven kaybı, uyuşukluk, migren ağrıları ve hatta akne…

  • Kadınlarda, mesane ve idrar yolunda rahatsızlıklar, tekrarlayan vajinal mantar enfeksiyonları, regl öncesi sendromu ve diğer regl güçlükleri;

  • Erkeklerde prostatitis ya da prostatitisin enflamasyonu da Candida’dan kaynaklanmaktadır.

  • Çocuklarda Candida semptomları, hiperaktiviteden, öğrenme bozukluklarına, tekrarlayan kulak enfeksiyonlarından, bebek bezi kızarıklıklarına, ishal ya da kabızlığa, iştahsızlığa ve uyku bozukluklarına kadar değişiklik gösterir. 

Candida mantarı bulunan kişilerde, haftada bir kez uygulanan biorezonans terapileri ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Candida antibiyotiklerin aşırı kullanımından, aşırı antibiyotik verilmiş hayvanların et, süt ve yumurtalarının tüketiminden de kaynaklanabilmektedir. Antibiyotik kullanmamaya karar vermiş olsanız bile, yediğiniz yiyeceklerden antibiyotik alma tehlikesiyle karşı karşıya olabilirsiniz.

Sağlıklı bir vücutta bifidus ve acidophilus bakterileri yan yana bulunur. Antibiyotik kullanımı yüzünden eksilen bifidus ve acidophilus popülasyonu, probiyotiklerle desteklenerek yenilenmelidir. Antibiyotiklere ek olarak Candida’nın artmasına neden olan, bağışıklığı baskılayan doğum kontrol hapları, steroid ya da kortizon ilaçları da Candida olasılığını artırırlar.

Candida’yı teşhis etmek genellikle zordur. Candida’nın varlığı vücudu ona karşı antikorlar üretmeye teşvik ettiğinde, maya saldırıyı geçiştirmek için spor formunu alır. Senelerce kuluçkada bekler bekler… Sonra birden Candida’ya dönüşürler. Candida mayasının “dallanan” formu, kendisini bağırsak duvarına yapıştırır ve bu duvarın bütünlüğünü parçalamaya başlar. Mayanın çoğu kuluçka döneminde olduğu takdirde, sporlar vücudun antikor üretmesini tetiklemez. Bu nedenle, serum antikor testi Candida’yı teşhis edemeyebilir ya da test sadece hafif bir vaka olduğu bilgisini verebilir. Oysa gerçekte, Candida çoktan oldukça büyük bir koloni oluşturmuş olabilir.

Candida mantarı hafife alınmaması gereken ve pek çok hastalığa sebep olabilen bir mantar çeşididir. Tüm insanların vücudunda var olan Candida Albicans mantarı, adet sendromundan aşırı kilo alımına, kronik yorgunluktan egzamaya kadar her türlü hastalığın altyapısında etkin rol üstlenebilir.

Biorezonans İle Candida Terapileri

Biorezonans yöntemi ile hem Candida’nın varlığı, hem de Candida’ya neden olabilecek diğer etkenler (gıda intoleransları, ağır metal birikimi, Candida’yı destekleyen diğer mikroorganizmalar…) test edilebilmektedir. Test sonucunda çıkan etkenlere göre, kişiye özel yapılan terapilerle mayanın ölmesine neden olacak vücut koşullarının dengelenmesi ve teşvik edilmesi sağlanır.

Biorezonans terapileri ile sağlıklı bakterilerin yeniden gelişebileceği bir ortama kavuşmaları sağlanır, normal bağırsak florası korunmuş olur. Terapiler sırasında Candida yok olurken bazı semptomlara neden olabilir. Organizmaları içlerinde zehir taşıdıklarından zarları yırtıldığında toksinler vücuda yayılabilir. Maya ölmeye devam ederken, toksinler bağışıklık sistemini daha da zayıflatacağından enfeksiyonlar, alerjiler, kronik hastalıklar ve “kendini iyi hissetmeme” hali ortaya çıkabilir. Bu bir iyileşme krizidir. Toksinler vücuttan atıldıktan sonra iyileşme başlar.

Biorezonans ile Candida terapileri sırasında tüketilmesi önerilmeyen gıdalar:

Her türlü şeker

Şekerli unlu mamulleri (pasta, kek, baklava, kurabiye, bisküvi vs.)

Tatlı ve pudingler

Çikolata ve meyve şekerlemeleri

Meyveli, çikolatalı sütler

Kakao, sürülebilir çikolata kremaları

Bal, reçel, marmelat ve meyve konserveleri

Şekerli içecekler (limonata, kola, meyve suyu vs.)

Meyveler ve meyve kuruları

Beyaz un içeren ekmek ve makarna gibi rafine karbonhidrat­lar, 

Pilav ve makarnalar

Beyaz ekmek çeşitleri

Patates ve nişastalı ürünler

Hazır çorba ve soslar

Alkollü içkiler (Rakı, viski, bira, likör, şarap vs..)

Alkolsüz bira

Şeker içeren sirke, soya sosu, ketçap vs..

Mayalı yiyecek ve içecekler (ekmek, bira gibi…)


Tüketilmesi önerilen gıdalar:

Taze yumurta

Balık

Yeşil sebzeler

Şifalı otlar

Kabuklu yemişler (şekersiz!)

Soya ürünleri (Tofu peyniri, soya sütü, soya eti)

Doğal maden suları

Bitki çayları

Keten tohumu yağı

Greyfurt çekirdeği ektresi

Candida mantarı kan testi ve candida terapileri ile ilgili sorularınız için ve randevu almak için bize veya 0222 322 22 12 numaramızdan ulaşabilirsiniz.

 

START TYPING AND PRESS ENTER TO SEARCH